Risk sınıflandırması: MIT AI Risk Repository etiketinden birebir alınmıştır.
Hindistan’daki genel seçimlerde siyasi adayların seçmenlere ulaşmak için milyonlarca deepfake içerik ve ses klonlama teknolojisi kullandığı bildirildi
Hindistan seçimlerinde siyasi adayların, seçmenleri etkilemek ve dil bariyerlerini aşmak amacıyla 50 milyondan fazla kişiselleştirilmiş deepfake sesli arama ve video mesaj kullandığı, bu durumun yeni bir siyasi iletişim yöntemi ve etik tartışmaları beraberinde getirdiği bildirildi.
Olay
Hindistan’da devam eden genel seçimler sürecinde, siyasi partilerin ve adayların seçmenlerle bağ kurmak amacıyla yapay zekâ destekli deepfake teknolojilerine başvurduğu aktarıldı. Başta iktidardaki BJP olmak üzere çeşitli partilerin, seçmenlere kendi yerel dillerinde ve isimleriyle hitap eden kişiselleştirilmiş otomatik sesli aramalar ve videolar oluşturmak için Polymath Synthetic Media Solutions gibi yerel teknoloji sağlayıcılarıyla çalıştığı belirtildi. Sektör temsilcilerinin verilerine dayanarak, seçimlerin başlangıcından önceki iki ay içinde 50 milyondan fazla yapay zekâ üretimi ses klonlama aramasının gerçekleştirildiği öne sürüldü.
Teknolojinin kullanım alanlarının, adayların fiziksel olarak ulaşamadığı uzak bölgelerdeki seçmenlere ulaşmanın yanı sıra, hayatını kaybetmiş siyasi figürlerin dijital olarak "canlandırılarak" mevcut adaylara destek vermesini de kapsadığı bildirildi. Örneğin, 2009 yılında hayatını kaybeden siyasetçi Y. S. Rajasekhara Reddy’nin sesinin, oğlunun seçim kampanyasına destek vermesi amacıyla klonlandığı kaydedildi. Bu tür uygulamaların, Hindistan’ın 22 resmi dil ve binlerce lehçeden oluşan karmaşık yapısında adaylara operasyonel bir avantaj sağladığı belirtilmektedir.
Söz konusu teknolojinin kullanımı Hindistan'da yaklaşık 60 milyon dolarlık bir iş fırsatı oluştururken, bu durumun demokratik süreçler üzerindeki etkilerine dair tartışmalar sürmektedir. Özellikle teknolojik okuryazarlığı düşük seçmenlerin, bir makine tarafından oluşturulan içerikle gerçek bir aday arasındaki ayrımı yapamayabileceği; bu durumun seçmen iradesi üzerinde etkili olabileceği değerlendirilmektedir. ABD gibi ülkelerde yapay zekâ ile üretilen seslerin kampanya aramalarında kullanımı yasaklanırken, Hindistan’da bu alanın henüz benzer bir yasal düzenlemeye tabi olmadığı vurgulanmaktadır.
Siyasi adaylar ve teknoloji sağlayıcıları, bu yöntemleri bir "seçmen erişim aracı" olarak savunmaktadır. Olayın kapsamı, Hindistan'daki dijital kampanya yürütücülerinin ve teknoloji şirketlerinin beyanlarına dayanmakta olup, bu içeriklerin seçmen kararları üzerindeki kesin etkisi henüz bağımsız akademik çalışmalarla bütünüyle ölçülememiştir.
Kaynaklar & Kanıtlar
Akademik Atıf
Sınıflandırma
Detaylar
Zaman Çizelgesi
Olay tarihi zararın başladığı anı gösterir; haberin ya da davanın tarihi olmayabilir. Nasıl belirlenir?