Risk sınıflandırması: MIT AI Risk Repository etiketinden birebir alınmıştır.
Pakistan’ın biyometrik kimlik sisteminin binlerce kişiyi vatandaşlık haklarından mahrum bıraktığı ve hukuki yetkisini aştığı iddia edildi
Pakistan’ın biyometrik kimlik sistemi NADRA’nın, merkezi veri tabanı ve aile ağacı algoritması üzerinden binlerce kişinin kimliğini askıya alarak temel haklara erişimi engellediği ve yargı yetkisini aşan uygulamalarda bulunduğu bildirilmiştir.
Olay
Pakistan’ın biyometrik veri tabanı ve kimlik sistemi olan NADRA’nın, "dijital olarak el koyma" (digitally impound) mekanizması aracılığıyla binlerce kişiyi fiilen vatansız bıraktığı ve temel kamu hizmetlerinden mahrum ettiği bildirilmiştir. 2000 yılında kurulan ve nüfusun %98’inin biyometrik verilerini barındıran sistemin, güvenlik gerekçesiyle başlattığı "yeniden doğrulama" kampanyaları sonucunda, 2013-2020 yılları arasında yüz binlerce kişinin kimlik kartının (CNIC) askıya alındığı aktarılmaktadır. Bu durumun, özellikle düşük gelirli gruplar, kadınlar ve Peştunlar gibi etnik azınlıklar üzerinde orantısız bir olumsuz etki yarattığı öne sürülmektedir.
Sistemin çalışma prensibi gereği kimliklerin "aile ağacı" yapısıyla birbirine bağlı olduğu; bir aile üyesinin kimliğinde şüphe oluşması durumunda tüm ailenin kimliklerinin otomatik olarak bloke edilebildiği belirtilmektedir. Örneğin, Gulzar Bibi adlı bir vatandaşın, kardeşinin kayıp kimliğini başka birinin kullanmaya çalışması üzerine tüm ailesiyle birlikte kimlik kartlarının bloke edildiği ve 1978 öncesine ait mülkiyet belgesi gibi temin edilmesi güç kanıtlar sunmaya zorlandığı bildirilmiştir. Kimliği bloke edilen kişilerin banka hesaplarına erişemediği, sağlık hizmetlerinden, devlet yardımlarından ve eğitimden yararlanamadığı vurgulanmaktadır.
Sistemin teknolojik bir kayıt aracı olmanın ötesine geçerek, hukuki yetkisi olmadığı hâlde ailevi ihtilaflarda "karar verici" gibi hareket ettiği değerlendirilmektedir. İslamabad Yüksek Mahkemesi (IHC), Urooj Tabani adlı bir kadının babalık davası nedeniyle kimliğinin NADRA tarafından bloke edilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, kurumun karmaşık aile ihtilaflarında veya babalık tespitinde yargısal bir yetkisinin bulunmadığına, bu tür işlemlerin ancak mahkeme kararıyla yapılabileceğine hükmetmiştir. NADRA’nın bu süreçte yetkisini aşarak bireyleri psikolojik travmaya maruz bıraktığı ifade edilmiştir.
NADRA yetkilileri ve destekçileri, sistemin terörle mücadele, mükerrer kimliklerin önlenmesi ve kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi açısından kritik bir başarı olduğunu savunmaktadır. Kurumun merkezi veri tabanının yasal denetim eksikliğiyle birleştiğinde, devletin tanımlarına uymayan kişileri marjinalleştirmek için bir araç haline gelebileceği yönünde eleştiriler mevcuttur. Kurum, konuyla ilgili bazı raporlardaki soruları yanıtsız bırakmıştır.
Kaynaklar & Kanıtlar
- [1]
- [2]
- [3]
- [4]
- [5]
- [6]
Akademik Atıf
Sınıflandırma
Detaylar
Zaman Çizelgesi
Olay tarihi zararın başladığı anı gösterir; haberin ya da davanın tarihi olmayabilir. Nasıl belirlenir?